estantene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
estantene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

efkarsal

Posted: 27 Mart 2011 Pazar by wildceno in Etiketler: , ,
0

ben zaten yazamıyorum, yasaklamalar ise bu işe el ayak olup, engelleri çoşturup men etmekte sınır tanımamaktaydılar. amma velakin yooook dedim, bu işin bir çözümü olmalı dedim. farkına vardım ki ula zaten yazmayı değil okumayı engellemişler.

ülkemizde henüz düşün özgürlüğü oluşmamışki, kitap için polis göz altına alımlar, baskınlar yapıyor, internet siteleri yasaklanıyor. gazetecilere saldırılıyor ve buna rağmen medya hala kör ebecilik oynuyor.

ben kendi sorunlarıma değinecektim, sanki bana sorulmuşçasına dertlerimi pövkürecektim birden evrensel değer taşıyanlara yöneldimki, çıkartılacak sonuç aslında içsel kişiliğimizde oluşan sorgular, evrensel gerçeklikten çokda uzak değildir.

yukardaki cümleye pek takılma, arada öyle oluyor.

çalışmaktan yoruldum, cidden bak. geçengün farkına vardım ki uzandığımda "ulan uyuya kalıp işe geç kalmayalım" demediğim olmuyor. sadece bu stres bile yıkıcı oluyor insan bedeninde. evde nedensizce uzanmak zamansızca uyuyup yine vakitsizce uyanmak bile lüks olmaya başladı bugunlerde.

tatil şuraya gideceğim, şu kitabı okuyacağım, şuraları gezeceğim, bu aktiviteler katılacağım şeklinde planlardan bile uzak ufak tefek bir tatil, sadece benim olması bile yetecek bir tatil arıyor gönül.

uzaklardaki sıkıntı:
bir sıkıntı var, her anı öğrenmek ve emin olmak isteyen bir sıkıntı, uzaklarda, ama kalbinin yanı başından titretiyor seni. her an endişe içersinde parlamay hazır bekliyor, gergin bir elf oku gibi. bizimkiler memlekette, tedirginler ve heran aslında titriyorlar üzerime, hastamı, aç mı açık mı?

iyiden iyiye geçiyor zaman, kum saati bozuk sanki, günle güneşle emin olmak istiyorum zamandan. ama suç bende daha ne istediğimi bile bilmiyorum ondan, geçsin mi, dursun mu?

evim düzensiz. öylede olmalı, gitmeye hazır. düzene sabit bir mekana, bir kayın gibi yerini sevmeye hazır değilim henüz. henüz bir yaprak gibi ordan oraya.

sorsanız bana hayatın en güzel yanı nedir diye, bu soruya herkesin farklı bir cevabının olmasıdır hayatı güzel yapan derim. yada sormayayın bana hayatı zaten daha güzel ne varki bildiğim tattığım?

aslında konuşmak isterdim pek çok zaman hemde pek çok uzun, ama farkında vardıkça senin duymadığının , çığlıklar battı dilime, konuşamadım.

nasılda değişti birden, bilindik kokular, mekanlar, bildindik yüzler. belkide değişen sadecce yalızlıktı, sensizlikti.

kıssadan kafaya taş

Posted: 9 Eylül 2009 Çarşamba by wildceno in Etiketler:
0

dolmuşa bindim nadide küçük herkesin birbirni tanıdığı ünyemizde. dolmuşcunun yanında oturan adamla sohbetinden alıntıyla geçiyorum. s:şoför a:diğer adam yolcu
..
a.sen çocuğu hangi dersaneye verirdin
s.ben dersaneye vermem,salakmıyım dersanecilere para kazandırayım
a. ya cocuk okumak istiyorsa napacaksın
s.okumasın, okuyanları görüyoruz,ne yapıyorlar. öğretmen oluyo atanamıyor, mühendis oluyor sokakta geziyor.
..

Kısa bir hikaye

Posted: 3 Eylül 2009 Perşembe by wildceno in Etiketler:
0

Her sene fındık toplamak üzere çeşitli yerlerden mevsimlik işçiler gelir.Güneyden, doğudan, hatta yur dışından. biz bu sene urfalı bir ekibi çalıştırdık, içersinde bir grup kürt ve bir grup arap vardı. genelde bu tip göçebe işçiler kendi çadırlarında kalırlar, fakat biz eski bir evimiz vardı biraz bakım yaptırıp onları buraya yerleştirdik, ama bir ksımı yine çadırlarda kalmak zorunda kaldı. işte anlatmak istediğim iki farklı olay
ilki fakir işçilere gitmlerinden önce bizideki fazla kıyafetleri alıp almaycakları soruldu, işçiler almaya güçlerinin olmadıklarını ve kabul edebileceklerini söylediler, amcamlar birlikte tahmini 4-5 çuval giyim eşeyası ayakkabı verdik. işin garip tarafı onlardan bazıları bunları aralarında takas etmek yerine bir birlerine satmışlar. garipsedim. ilginçti, belkide ilginç olmaktan ziyade gerçekti.

ikincisi ise, onları yerleştirdiğimiz evde yıllardan kalma bir şömine (yerel ağız ile ocaklık veya kıran) üzerindeki motifler. motiflerin biri türk bayranı simgeleyen ay ve yıldız, ay ve yıldızın üzeri karalanmış idi evi terk ettiklerinde. üzüldüm. iki tarafında birbirne emeği geçerken neden bu adını koyamadığım nefret.

bir dip not ise bir birlerinin dillerinden anlamayan arap ve kürtlerin anlasmak için türkçe kullanması.

Açılım

Posted: by wildceno in Etiketler:
0

-sıkıldım artık türkiye'nin saçma sapan gündeminin sonucsuz bir sürü serüvene sokulmasından.

- adı ne konulursa konulsun ister kürt sorunu ister demoratik açılım olsun diye başlayan konuşmlar bitsin artık.

-içi boş olan bu açılımla tüm gündemi alt üst etmek oyalamak bitsin artık.

- açıldık açıldık ermenilerede açıldık devlet çoştu önüne gelene açıyor. sonumuz hayrola

-kapıldık gidiyoruz serüvenlere, unuttuk hayatımızı ve görevlerimizi, hükümetin hazırlaması gereken senelik ekonomik hedefler ve planlar yapılmadı, ki yapılması gerekirdi şu tarihe kadar yasalar gereğince.

-açılmılar içinde yüzüyoruz da, bıraksak da bunları halkımızın sosyal hayatı için açılmlar yapsak, gündem yapmak yerine.

-sisyasi biri değilim, ki benimde kafama takılıyorlar, herkesin beynini karıştırıyorlar.

-kişisel görüşüm artık hükümet medyayı azarlaya azarlaya yoluna getirdi.

-merak ettiğim bir konu var. üniversite de öğrendiğimiz şu oldu birşey kaynak gösterilmedikten sonra gerçeklik (bilimsellik) içermez. ÖSYM nin yaptığı onca sınavın hangisinde kaynak belirtiliyor. Neden sınav kitapçıklarının sonuna kaynaklar berlitilmiyor. bilimsellik sıfır, ki öss sınavı ile bilim için yetiştirilmek üzere öğrenciler seçiyoruz, durum vahim.

Grev ama niçin e yanıt

Posted: 10 Ağustos 2009 Pazartesi by wildceno in Etiketler:
0

memurlar.net te öğretmenlerin grevine atıfta bulunmuş gotten elemente cevap verme gerekliliği hissettim.
Mesaj şöyle
{alıntı}Orjinalden alıntı:gotten_element

1-)250 bin öğretmen adayının girdiği sınavda 130bin e yakınının 65 puanın

altında almasına rağmen öğretmenliğe kendisini layık gördüğü için..(pişkinlik)

2-)Öğretmenlik vasfının ne kadar önemli bir yeterliliğe sahip olunarak edinildiğini göremeyip

niteliğini artırmaya çabalamak yerine para kazanmayı temel amaç saydığı için..(liyakatsizlik)

3-)7 sene girip 75 i geçemeyip ve yetersiz olduğunu kabul etmeyip "devlete sırtını dayamak"

için öğretmen olmayı istediği için..(uyanıklık)

4-)hükümete sallamak için fırsat kollayan siyasi parti ve medya grupları olduğu için(kaçınılmaz destek)

5-)İlgi ve Yeteneğini gözardı edip asıl hedefi olmayan Mecburen girdiği öğretmenlik bölümünü

(össde boşta kalmamak için) zorlanmadan bitirdiği,mecburen göreve girme zorunluluğu hissettiği

bu mecburiyeti de devlete hükümete yüklediği için..(tembellik)

Rızkı kendini yaratandan bilmeyenler böyle mecburilikler içinde tembellik bazen uyanık ve pişkinlik yaparak

kendilerini küçültüyorlar..Greve destek vermiyorum..Eğitim Politikamızın nihai hedeflerini gerçekleştirebilecek

İŞİNİ SEVEREK İSTEYEREK Seçmiş ,DONANIMLI ve bu hedeflerden haberdar FEDAKAR eğitimcilerin görev almaları için

dua ediyorum.Zaten onlar da hakettiği yere geliyorlar..

Arkadaşlar Lütfen Eğitim İçin Gönüallü olmayan adaylar kpss ye bile girmesin bu iş öyle herkesin yapacağı bi iş değildir.Köy okulunda öğrenci videolarını çekip facebook a atan öğretmen tipleri istemiyoruz.NESİL yetiştirmek isteyen öğretmen istiyoruz..Bizim yetiştiremediklerimizi yargıçlar içeri atarak düzeltmeye çalışmıyor mu ?ALLAH işi layıkıyla yapacak olana nasip etsin..Amin..

{alıntı}
al buda cevabım:
bak gotten_element adlı kelime ve gözlem düzeyinden yoksun nacizane yurdum siyaset maduru, kendisini zembile ve bi vesile yollardan geldiğini sanan 0 değerine mutlak olarak sıfır nebze uzaklıktan seyreden uyduruk şeylere bir hayli inanmış gözü görmeyen yada bakar kör diye adlandırdığımız kimlik bunalımından baskasının uydurduğu kimliklere kendini ittiren vatandas sana seslniyorum iyi dinle .

önce sana maddelerine uygunca cevap vereceğim ayrıca senin hakkında bazı süperim var şöyleki; bu yazdıklarımı okuyabilecekmisin, okduklarına algılama düzeyinde yetereli seviyede uygun tepki ile algılama olayını gercekleştirebiliecek kabiliyet ve donanıma sahip misin?ayrıca senin hakkında bir kaç real merakım var bunlar kişisel doluğu için kusura kalma, ne iş yaparsın, yaşın kaç, kendini ne olarak nitelendiriyorsun? Gerçi benim bir kaç cevabım var.

Başlangıc olarak söyleceğim şey sudur ki: kelime anlamlarını iyice bir öğren.Greve katılan ve desteklen arkadaşların puan durumu hakkında bilip bilmeden saçmalama.

1-)Pişkinlik(bknz: Tdk sözlük)(Saygısız,Yüzsüz,Deneyimi olan) Burdan bakılınca Öğretmenler kimseye saygısızlık etmemekte tamamen hak arayışı içersinde, anayasalarla belirlenmiş süreçte yürtülmekte olan eylem içersindedirler. Yüzsüzlüğe gelince yüzsüzlük, kpss sonucunu alıp atama beklemek yeterli atama olmadğı için hak aramak ise, adalet mülkün temelidir sözünü sen yüzsüzlük olarakmı algılıyorsun.ama maksatın pişkinlik derken deneyim ise evet orada yıllardır meb e bağlı okullarda öğrencilerine en iyi eğitimi vermek için çalışan binlerce öğretmenden bahsediyoruz.

2-)Liyakati olmayan, başarısız, yeteneksiz: Üniversitenin yeterli gördüğünü sen hangi yetkili kişi olarak bukadar insanı yetersiz görüyorsun,söyle bana yetkiyi hangi kişi ve kuruluşlar böyle saçıyor etrafınada senin de kafana düştü.

3-) yedi sene boyunca yapılan kpss sınavının hanigsi öğretme, öğrenci ile ilişki kurma kulvarında yeterli olup olmadığı kişilik ve yönetme yetileri açısından öğretmen arkadaşları sınamıştır. öğretmen olmayı istediği için uyanık olma ile itam ettiğin kişiler zaten öğretmen olarak belgelendirilmişlerdir, sen veya bir başkası bunu rededemez. İstenilen şey çalışma hakkıdır, (varsa bilgin ayrıca bknz: tam istihtam, istihtam, çalışma)

4-) hükümet ayağı ve sisyasi mesajlar verme, burda insallar iş bulma çalışma sosyal devletteki yerini koruma kültürel ve hayati açıdan bağımsız yaşama isteklerini dile getirmektedirler. ayrıca burda herhangi bir siyasi veya medya kuruluşunun desteği sözkonusu değildir, aksi iddaedenin kanıtlamsını isterim. ayrıca bir kuruluş haksahiplerinin hakkını istemelrinde yardım ediyorsa bunun karalanması değil alkışlanması gerekmektedir. eğer hükümet bir yerde yalış yapıyorsa sosyal ve siyasl olarak gerekli uyarılar hükümete yapılmalıdır, önemli olan sosyal devlet gereiğince senin ve gibilerinin (kasıt birey değil)değil toplumun huzur ve güveni gelişimidir. ayrıca medya grevi başladıktan üçgün sonra haber ederek destek olduğuysa medyaya da teşekkürü bir borç biliriz. göründüğü gibi medyadan elini çekmesi gerekenler halk değildir (mesaj gerekli yere ulaşır, eğer algılama yeteri var ise)

5-)öncelikle bakınız madde üç ile verilen cevap.olay verici tarafından verilen bilginin alcıdaki bozukluk ve teknik aksaklıklar dolayısı ile anlamama devam ediyorsa anlama hakkın devamı ve bilgilenme hakkı için devam edebilrisiniz, (okuma, bilgi edinme ve yazılardan kendinize ders çıkarma hakkınız saklı tutulmuştur.): Gerek ünlü filozoflar, gerek Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ün gerekse yaygın dinler(heleki müslümanlık) tarafından beyan edilen öğretmenlik kutsalını bu şekilde itham etmeniz yersizlik, mantıksızlık, hukusuzluk ve özellikle şeref yoksunluğudur. Lise döneminde yapılan tercilerin öğrencileri doğru veya yanlış bir bölüme atadığı bir günümüz gerçeği olabilimekle beraber üniversite nitelik ve yeterlilik içinde gerekli sınamayı yapma ile görevlendirilmiştir. (bu konuda asıl sorgulanması gerekenin sen olduğun konusunda kesin bir fikre sahip olsamda, bu ve benzeri kişler ile uğrası yersiz buluyorum. bu yorumunda ise sana değil genele bir msj vermek isteğimden yazıyorum).Üniversitede zorlanmak öss de alınan puan ile alakası olmadığı bir gerçekdir, ve öss puanı ile giriş yapılan bölümleri ve meslekleri yersiz ihtam etmek ne denli bir cahiliye ile körükörüne bunalmışlık zifri karanlıkta havlamaktır.

Gelelim tembellik olarak adlandırdığınız bölüme. Size (çoğul olan siz -saygıdan değil- senin gibi düşennlere genel bir cevap olduğundan) şiddetli tavsiyem ki bu- tavsiye konunun ehemmiyet ve ikrarına ermeniz için değil kelime anlam ve değer adına alabileceğiniz iki fikir ve gerçek içindir, birşeyler öğrenebilme olasılığınızı hesaba katarak, nede olsa bizler öğretmeniz herkimseye öğretebileceğimiz ekbir nokta var ise bunun olaslık hesabının sonucuna bakmadan öğretme uğraşı içersine düşeriz her birey için.(ayrıca bakınız olasılık matematiği)-(unuttuysan hatırlatayım tavsiyemi söylüyordum) Hükümet ve devletin görev amaç ve hedeflerini bir okuman, okursan burdaki görev yetersiliğini şikayet edenlerin yaptığına tembellik ile itham etmek yerine, görevi yerine getirmeyen devleti göreve çağırırdın. Ki açıklayayım Devlet her şeyden önce, topluma hizmet etmek ve onun sorunlarını çözmek için oluşturulan bir hizmet kurumudur.Bir amaç değil, hizmet aracı olan devlet, insanın insanca yaşama hak ve hürriyetini sağlamak, bütün bireysel ve toplumsal ilişkilerin adalet ilkesine göre düzenlenmesini gerçekleştirmek için vardır. Ayrıca devlet, yeryüzünde adalet ve esenliğin sağlanmasına katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda hem öğrencilere eğitim ve öğretimin yetkili ellerden ulaşması ve öğreticilierin yetkin oldukları işi yapması ve ayrıca işsiz ve işi tam istihtam manasında gerekli işlemleri yapmak görevi ve yükümlülüğü devlet ve yürütme( hükümetin) görevidir.

Madde dışı ek açıklamalara girer isek, binlerce senin yetkin olarak gördüğün kpss ve atama sürecinde atanamayan, öğretmen milli eğitimin okullarında ücretli öğretmenlik yapmaktadır. buna bu ne perhiz bu ne lahana tuşusu denir. öğretmenlik kadrosu atanmış yüzlerce orman mühendisi, su ve ürünleri mühendisi, hatta elektirk ve elektronik mühendisleri inşaat mühendisleri ve akla hayale gelmicek birsürü kişi bulunmaktadır. derki atalarımız bilmediğin haltı git mektebinde oku. Sen git bir çay koy hele, karışma elin işine, Bukadar konuya vakıf olabilirsen eh bişeyler öğretebilmenin mutluluğunu yaşarız (her öğrecimizden kazancımız,(haddi değil)). ama vakıf olamadıysan gel görki sana yapılacak çokda birşey yok biraz kitap oku biraz gerçekleri araştır.

Kişisel not: küçükken topun inşaatamı kaçtı hayırdır gerçekleri saçmalayarak karıştırman ve saklaman bundan ilerimi geliyor.