Posted: 22 Mayıs 2015 Cuma by wildceno in
0

Baba olmak ne demektir bilir misin... Peki ya baba olmadan baba olmak zorunda olmak ne demek bilir misin? Koca bir için baba görevini devralmak, hem de bu görevi mükemmel yapan birinden devralmak, baban bayrağı sana devredince ne yaparsın bilir misin?

Posted: 11 Mayıs 2015 Pazartesi by wildceno in
0

Merhaba, rahatsız etmek değil niyetim, uzun zamandır dindirdiğim isteğime bugün kemer vuramadım, l'ete indien çalıyordu otobuste, belki birazda bu cesaretlendirdi. Şimdi ise profilinde gördüğüm fotoğrafı düşünüyorum birazda. Uzunca bir zaman oldu, 2 yılı geçti sanırım. Belki okumak istemez silersin ama silme sana karşı kötü bir düşünce içermiyor sözlerim. Geçen zamanda epey değişti dünyam, sanırım saymak kafi gelmez, seninki de değişmiştir. Ama değişmeyen birşey var benim içimde, sana olan sevgim. Bunu nasıl anlatırım bilmiyorum, çünkü sevgi yaşananlardan öteye birşeymiş. Sonuçsuz ve amaçsız yıllardır orada içimde duruyor, ve hiç birşey onun orada olmasını değiştirmiyor. Bunu sen yada bende değiştiremeyeceğiz sanırım. Belki birazda şu ünlü atışmadaki sözler gibi " aşka uçarsan kanatların yanar.... Aşka uçmazsan kanatlar ne işe yarar" en nihayetinde ben son kısmını yaşıyorum. Amaçsızca zaman geçiriyorum. Gerçi erken yada geç ölmenin arasında bir fark olmadığınıda düşünüyorum. Bir gün zaten, öleceğim bunun erkenden vuku bulmasın bir fark yaratacağını düşünmüyorum. Geçen zamanda zaten yüksek tansiyon, ve kollestrol hastası oldum, yaklaşık 8 aydır artık düzenli ilaç kullanıyorum, anjio olmadım, ilaçlarıda bırakacağım zaten. Kalbim büyümüş, damarımda darlık mevcutmuş, zaten böbrek yetmezliği falan olabilirmiş ilerde. En nihayatetin insan hiç birşeyi bilemiyor hayatında; sürekli sana konuşurdum aklımın içinden bugün yazıyorum. Belki de yazmamın sebebi seni kimseye anlatamam, ve seni sana anlatmanın hiç birşeyi değiştirmeyeceni bilmem :) ve sen nasılsın, gayette iyi görünüyorsun. Beni sorarsan uzun uzun yazmak isterdim ama, aklıma sadce "beni sorma ben iyiyim" adlı şiir geliyor. Her neyse zaman kısa bazen çok uzun. Aklıma o yılının ilk günü kazınmış gibi, uzun uykusuz bir gecenin sabahıydı, o yıllardaki pek çok gece gibi seni düşünerek geçmişti, bir otobüste başını omzuma koymuştun, gençlik parkından kızılaya ilk defa buluşan ellerimiz birleşik gitmiştik, içim titrerdi... Geçmiş zamanlar; hatırlamanın kimseye faydası olmayan anlar.... Daha bende anlatılacak çok şey olsada en nihayetinde bir arabanın lastiğine yapışmış sakız kadar faydasız anlatıcaklarım. Her neyse sağlıcakla. Ha unutmadan rahatsızlık verdiğim için özür dilerim, tekrar olmayacak emin olabilirsin.