şiir demişken en çok sevdiğim şair (yazar) Aziz Nesin den de en çok sevdiğim şiirini ekleyeyim.
BAĞIŞLA
Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi
Mutluluğa hep geç kalırım
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya herşey bitmiştir çoktan
Ya hiçbir şey başlamamış
Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken sevgiye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Sevgiye on kala ölüme beş
Aziz Nesin
birde öğüt niteliğinde olan
bir şiir başlığı daha eklemek yerine toplu aradan çıkartim dedim.
bir arkadaşm olan Erginhan Kızılay ın şiirlerini de şiddetle tavisye ederim. şiirkolik adresinden ulaşabilirsiniz. heleki adı ayrılık olsun adlı şiiirini mutlaka okuyun derim. bu arada bende şunu yapın bunu yapın dedim ama oluyo böle arada. link veirrken farkına vardım yeni şiirler eklemiş varim ben onları okuyayım.

internette dolaşırken bir şiir buldum, kimindir bilmiyorum ama gerçekten güzel bir şiir. şöyle aktarıyorum..
beni sorma iyiyim
turku bile soyledigim oluyor
icerken artık aglamak gelmiyor icimden
bir olunun vasiyetine uyarcasına
disciyede gidiyorum kimse elimi tutmadan
meyhanelerde susmayıda ogrendim
baskalarına tahammulude
bir kadınla/adamla yatabilirim
operek oksayarak belkide
hatta daha denemedim ama
seni seviyorum diyebilirim
bir meyhane aksamında tahta duvara
adımı yazmasına birinin
ve mesudum demesine yanımda
tahammul edebilirim.
beni sorma iyiyim
gülümsediğim zamanların gölgesinde kaldı artık hüzünlerim...
beni sorma iyiyim
zamanla kapandi
senden kalan
yara izlerim
beni sorma iyiyim
senden kalan boşluğun, artık seninle bile dolmayacağını öğrendim
beni sorma iyiyim.
iyiyim demek adettendir.
yanıtım nasıl olsun istersin?
olması gerekeni mi, yürekten geleni mi söyleyeyim?
şimdi "iyiyim" demeye benim dilim varmaz;
seninse duymaya yüreğin dayanmaz
beni sorma iyiyim
alışmışken yüreğimdeki yara izlerine,
tuz basanlardan biriyim
rakı sofrasında geçiyor bazı acılarım
ve hala bakışlarına mezeyim
beni sorma iyiyim
artık daha yavaş yürüyorum o bildiğin koridorlardan..
bildiğin üç beş kişiyle, bilmediğin üç beş cümleyi konuşarak geçiyor günlerim,
evde bir balık vardı, senin adını verdiğim, yemini veriyorum yine her sabah, çok sızlamıyor ama içim..
iki damla yaşı zor akıttım gözlerimden, ağlamaya bile kalmamış takatim..
susarak geçiyorum çok zaman kalabalık cümlelerin arasından
sensizlikten değil, belki de bensizlikten bu halim..